Bitki Çayı Yaparken Dikkat!

Sanki hiç gelmeyecekmiş gibi uzaktan seyreden kış sonunda geldi. En soğuk yerlerde bile yazdan kalma günler yaşarken, sabahları koşuya çıkarken, bahar giysileriyle dolaşırken kış birden geldi çattı!

Sağlıklı yaşama özen gösteren kişiler olarak kışın en çok ihtiyaç duyduğumuz Bitki Çayı Yaparken Dikkat! yazısına devam et

Organ ve Doku Nakline Yasal ve Etik Açıdan Bakış

Günümüzde gerek ülkelerin ulusal yasaları, gerekse uluslararası sözleşmeler organ ve doku naklini destekleyici düzenlemelere sahip.

Ancak hemen hemen hepsinde canlıdan organ alınmasıyla ilgili bir takım sınırlamalar mevcut.

Dünyada organ nakli ile ilgili ilk ciddi deney ve çalışmaları sürdüren ABD’de organ nakli 1947’den beri yapılıyor. Organ nakli ile ilgili yasa Amerikan Hukuk Enstitüsü tarafından (1968 yılındaki model yasa baz alınarak)1984 yılında ‘Ulusal Organ Nakli Yasası’ olarak kabul edilmiş. Yasa kısaca beyin ölümünü kabul etmekte ve organların para karşılığında verilmesini yasaklamakta.

Türkiye’de organ nakliyle ilgili yasal düzenleme 1979’da yani birçok Avrupa ülkesinden önce yapılmış. Uluslararası alanda sağlıkla ilgili birçok sözleşme, organ ve doku naklini de düzenlemekte. Bunlardan Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşme maddelerine göre; canlıdan organ alınması ancak zorunlu hallerde mümkün olabilir ve para karşılığı organ alınması yasak.

Genel olarak bakıldığında Türk hukukunda, canlıdan organ alınması mümkün kılınmış ancak bazı şartlar öngörülmüş. Para karşılığı organ verilmesi yani organ ticareti yasaklanmış, ölü vericiden organ alınmasında anlaşma modeli kabul edilmiş.

Hukuka aykırı olarak geçerli rıza alınmadan, kişilerden organ alanlar için hapis cezası öngörülmüş.

Türk hukuku tıp etiği ile ilgili birçok kural içeriyor;

  • Hekimlerin, alıcı ve vericiyi aydınlatma yani bilgilendirme ve rızalarını alma
  • Her iki taraf için naklin uygunluğu araştırmasını iyi yapma
  • Kar amacı gütmeden sadece yaşam kurtarmayı amaçlama gibi

Dinlerin organ nakline bakışı ve etik olarak organ naklini caiz görmesi, organ bağışlarının artması açısından önem taşıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nca yapılan açıklamaya göre organ ve doku nakli şu durumlarda dinen caiz;

  • Nakil ölü olması,
  • Vericinin ölmeden önce rıza göstermiş olması,
  • Organların para karşılığı verilmemesi.

 

Kaynaklar:

tbbdergisi.barobirlik.org.tr (http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2007-73-374)

 

Unutkanlık ve 7 Çeşit Normal Hafıza Problemi

Sağlıklı insanlar her yaşta hafıza kaybı veya bellek bozulması yaşabiliyor. Bazı bellek kusurları yaşla birlikte daha belirgin hale gelebilir. Aşırı ve kalıcı olmadığı sürece Alzheimer ya da diğer bellek bozucu hastalıkların göstergesi olarak kabul edilmiyor.

7 çeşit normal hafıza problemi;

1. Geçici bellek zayıflığı: Zaman içinde gerçekleri veya olayları unutmada eğilim gösterme. Öğrenilen bilgi kısa süre sonra unutulabiliyor. Bellek işleyişinde kullanılmayan bilgiyi unutma eğilimi gösteriyor.

2. Dalgınlık: Bu tür unutma, dikkat verememekten oluşuyor. Bir tür odaklanma problemi olarak dikkat çekiyor. Ilaç, randevu, eşya unutmak gibi.

3. Hafıza blokları: Hatırlamada geçici yetersizlik olarak ifade ediliyor. Araştırmalar hafıza blokların ilerleyen yaşlarda daha sık görüldüğüne dikkat çekiyor.

4. Yanlış atıf: Kısmen hatırlanan konuyla ilgili yer, zaman, kişi gibi detaylarda yapılan yanlışlık. Yaşla birlikte azalan konsantrasyon ve hızlı bilgi işleme yetisiyle daha yaygın görülüyor.

5. Telkiniyet: Erişkin çağda nisbeten stabil bir eğilim olarak ifade ediliyor.

6. Kişisel önyargı: En keskin hafıza bile anılardaki gerçekliği kusursuz bir şekilde yansıtmıyor. Algılar, kişisel önyargılar, deneyimler, inançlar, önceki bilgiler, ruh hali tarafından filtre ediliyor. Dolayısıyla hatırlarken anı, bu etkiler tarafından işleniyor.

7. Sebat bellek: Çoğu insan unutma konusunda endişe yaşayabiliyor. Ancak bazı durumlarda (travmatik olaylar, olumsuz duygular, devam eden korkular) unutmada direnç yaşanabiliyor.

 

Kaynaklar:

www.health.harvard.edu (http://www.health.harvard.edu/healthbeat/forgetfulness-7-types-of-normal-memory-problems)

Kafein sağlıklı bir besin mi?

Yaygın olarak psikolojik bir canlandırıcı olarak kabul ettiğimiz kafeinin, sağlığımıza olan olumsuz etkilerinden dünkü paylaşımımızda bahsetmiştik. Her besinde olduğu gibi kafein de doğru yaşta ve oranda tüketildiğinde vücudumuza pozitif etkilerde bulunabilir.

Kafein, uyku halini dağıtarak, düşünsel performansımızın uzun süre devam etmesini sağlarken, ruh halimize de olumlu katkılarda bulunur. Kafeinin Kafein sağlıklı bir besin mi? yazısına devam et

Çocuk Gelişimi İçin Önemli Olan Besinler

Anne karnından, çocukluk ve ergenlik dönemine kadar sağlıklı büyüme ve gelişim için besin takviyelerinin çocuk gelişimi üzerindeki önemi büyüktür. Vücut fonksiyonlarının gerekli sırayla gerçekleşebilmesi, büyüme ve gelişimin istenen miktarlarda olabilmesi için her öğünde mutlaka önemli besin öğelerinden alınması gerekir.

Zaman içerisinde yapılan araştırmalar bazı besinlerin doğal yollardan hastalıkları önlenmesi ve tedavisindeki etkinliğini bilimsel olarak ortaya koymuştur. Bu araştırmalar sonucunda sağlığımızın korunmasında ve çocukluk döneminde kaliteli büyümeyi sağlamak için besin desteklerinin önemi hayli artmıştır.

Besin desteği daha fazla yemek yemek midir?

Tükettiğimiz her öğünde ihtiyacımız olan vitamin ve mineralleri hatta yağları alamayabiliriz. Bu ihtiyaca karşılık besin takviyeleri vücutta pozitif fizyolojik etkileri olan ve kronik hastalık riskini azaltabilen besinlerden Çocuk Gelişimi İçin Önemli Olan Besinler yazısına devam et

Çağın sorunu: Unutkanlık

Çoğumuz aynı dertten muzdaribiz. Dün yediğimiz yemeği hatırlamıyor, yıllardır tanıdığımız bir insanın adını saatler sonra aklımıza getiriyoruz.

Özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanlarda sıkça görülen unutkanlık artık gençleri de etkisi altına alıyor. Günlük koşuşturma, yoğun iş temposu ve stresin üzerine bir de dengesiz ve yetersiz beslenme eklenince ortaya unutkanlık sorunu çıkıyor. Gençlerde özellikle sınav stresine bağlı kaygılar, aşırı derecede sorumluluk kaygısı unutkanlığı tetikliyor. Depresyon, Çağın sorunu: Unutkanlık yazısına devam et