Okul Başarısında Ailenin Rolü

Çocukların öğrenme ve sosyal yetkinlik gelişiminde ebeveynler ve aileler doğrudan ve kalıcı bir etkiye sahip. Yapılan çalışmalara göre öğrenciler velileri dahil olduğunda daha olumlu tutum ve davranışlar gösteriyor. Yeniliklere uyum sağlamakta daha rahat olabiliyorlar. Çocukların sosyal becerilerini gözlemleyerek teşvik etmede ailenin önemine dikkat çekiliyor. Rehberlik stratejilerinin gerçekten etkili olabilmesi için ebeveyn katılımı ve desteği vurgulanıyor. Aile ve kültürel farklılıklara duyarlılık eğitimcilik alanında önemli rol oynuyor. Karşılıklı saygı, işbirliği geliştirerek çocukların eğitimi ile ilgili ortak hedeflere varılabiliyor. Ebeveynlerden birinin veya her ikisinin, okula ve öğrenmeye karşı olumsuz tutumu çocukta da negatif duygu gelişmesine yol açabiliyor. Okul Başarısında Ailenin Rolü yazısına devam et

Kışın Kilo Kontrolü İçin 5 Öneri

Kış aylarında kendini koruma altına alan vücudumuzda metabolizma hızı yavaşlıyor. Kapalı ortamlarda geçen zaman artarken, fiziksel aktivite düzeyinde azalmalar oluşuyor. Gecelerin uzamasıyla birlikte televizyon, bilgisayar başında geçen süreler uzuyor ve atıştırmalıklar kaçınılmaz oluyor. Bağışıklık sisteminin aktivitesinin artmasıyla birlikte yağ yakımı azalıyor ve kilo artışı başlıyor. Kış mevsimini sağlıklı geçirmek ve kilo kontrolünü sağlamak için bağışıklık sistemini desteklemek gerekiyor.

Kışın kilo kontrolüne yardımcı 5 öneri;

1. Egzersiz: Sağlıklı kalmak için vücut, kış aylarında daha fazla egzersize ihtiyaç duyuyor. Düzenli ve bilinçli egzersizle sağlık ve kilo kontrolü sağlanmış oluyor. Uzmanlar bunun için düzenli spor takvimi uygulanmasını öneriyor. Ayrıca kış aylarında terlemenin azalması vücut ısısının kontrolünü güçleştiriyor. Vücut ısısının kontrolü için bol sıvı tüketimi (ortalama 2-2.5 litre) öneriliyor.

2. Sağlıklı Beslenme: Güne güçlü bir kahvaltıyla başlamak soğuk havalarda direnci koruyarak metabolizma hızının yavaşlamasına engel oluyor. Uzmanlar 4 ana besin grubundan çeşitli besinlerin dengeli olarak öğünlere dağıtılmasını öneriyor. Sağlıksız atıştırmalıklar yerine mevsim meyveleri tüketilmesi öneriliyor.

3. Kalori kontrolü: Birkaç gün kalori keserek ve ekstra egzersizle alınan fazla kalorinin dengelenmesi öneriliyor. Uzmanlar öğle tatili ve akşam yemeğinden sonra tempolu yürüyüş tavsiye ediyor. Sosyal ortamlarda porsiyon kontrolü için bilinçlenmek önem kazanıyor.

4. Metabolizmayı hızlandıran besinler: Uzmanlar, greyfurt, yeşil çay, beyaz lahana, acı biber gibi besinlerin ödemi azaltarak metabolizmayı hızlandırmada yardımcı besinler olarak öneriyor.

5. Vitamin: Kış aylarında mahrum kalınan güneş ışınları vücudun D vitamini gereksiniminin karşılanamamasına sebep oluyor. D vitamini güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamin ve besinlerde pek fazla bulunmuyor. D vitamininin yanı sıra balık E vitamini için de iyi bir kaynak. Uzmanlar kış aylarında haftada 2-3 kez tüketilmesini öneriyor.

 

Kaynaklar:

www.webmd.com (http://www.webmd.com/diet/features/5-tips-to-avoid-winter-weight-gain?page=2)

Cilt Elastikiyetini Nasıl Arttırabiliriz?

Cilt, vücudu güneşin zararlı ışınlarından savuşturan ve diğer tahriş edici çevresel faktörlerden koruyan kalkan görevi görüyor. Zaman içinde cilt içerisindeki kolajen, elastin ve benzeri proteinler azalarak cildin daha az elastik, daha kuru ve yayvan hale gelmesine sebep olabiliyor. Yerçekimi, stres, sigara tüketimi, güneş ışınları, sağlıksız ve dengesiz beslenme, yanlış cilt bakımları gibi etkenler de bulunuyor. Kişinin kısa süre içinde büyük miktarda kilo vermesi elastikiyet kaybını ortaya çıkarabiliyor.

Elastikiyet arttırmak için öneriler;

  • Su: Su sadece cilt için değil bütün organlar için önem taşıyor. Tüketilen su miktarı azaldığında cilt kurumaya ve doğal parlaklığını kaybetmeye başlıyor. Uzmanlar hem cilt hem genel sağlık açısından günde en az 8-10 bardak su içilmesini öneriyor.
  • Meyve ve Sebzeler: C vitamini açısından zengin antioksidan özelliğine sahip olan besinlerin zararlı serbest radikallere karşı cildin direncini arttırdığı düşünülüyor. Özellikle yaban mersini, yeşil yapraklı sebzeler, sarı ve turuncu renkli meyve ve sebzeler öneriliyor.
  • Yağ Asitleri: Somon, uskumru, keten tohumu ve ceviz gibi gıdalar cilt için gerekli yağ asitleri içeriyor. Bu yağ asitleri cildin yumuşak ve esnek kalmasına yardımcı oluyor. Hücre zarı yapısını koruyor. Eksikliğinde cilt aşırı kuruyabiliyor.
  • Baklagiller ve Kuruyemiş: Ölü cilt hücrelerini yenilemede bitkisel protein kaynakları olarak görülüyor. Badem, ceviz gibi kabuklu yemişler cildi güneş ışığına karşı koruyan E Vitamini içeriyor. E Vitamininin aynı zamanda cilt sararması ve elastikiyet kaybına karşı en etkili vitaminlerden olduğu düşünülüyor. Fındık cilt hücresi üretimini destekleyen B Vitamini açısından zengin. Fasulye, bezelye ve baklagiller ise elastikiyeti arttıran bakır ve diğer mineraller içeriyor.
  • Sigara: Sigara kullanmamak cilt sağlığı ve esnekliği için büyük önem taşıyor. Sigaranın vücutta genel yaşlanma sürecini hızlandırdığı biliniyor. Deriyi besleyen damarları daraltarak gerekli besinlerin deriye ulaşmasını azaltıyor.
  • Uyku: Uyku düzenini korumak cilt sağlığı için önem taşıyor. Yetersiz uyku cildi donuklaştırıyor.
  • Güneş: Güneş ışığı cilt hasarlarına sebep oluyor. Yaşlanmayı hızlandırmada rol oynuyor. Güneşe çıkmadan önce yüksek koruma faktörlü güneş kremleri öneriliyor.
  • Cilt Temizliği: Cilt temizliğine dikkat etmek ve doğal maskelerle cildi desteklemek öneriliyor.

 

Kaynaklar:

http://health.howstuffworks.com (http://health.howstuffworks.com/skin-care/problems/treating/improve-skin-elasticity.htm )

Doğanın Bir Armağanı: Zencefil

İster taze olarak, ister kurutulmuş, ister toz şeklinde tüketin; zencefil sağlık için son derece faydalı bir baharat. Genellikle kış hastalıklarında koruma sağlamasıyla bildiğimiz zencefil aslında daha pek çok rahatsızlığa iyi geliyor. Yalnız en faydalı besinlerin bile tüketilmesinde bir dereceye kadar sınırlandırma getirilmesi gerektiği için zencefil tüketmeden önce bilmemiz gerekenler var. Doğanın Bir Armağanı: Zencefil yazısına devam et

Organ Bağışının Önemi

Organ bağışı, bir insanın organlarının bir kısmının veya tamamının, sağlıklı iken, beyin ölümünün ardından başka insanlarda yararlanılmak üzere bağışlanması olarak biliniyor. Hayat kurtarma anlamında, sağlıklı her organ bağışlanabiliyor.

  • 18 yaşını doldurmuş
  • Akli dengesi yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabiliyor.

Başta kalp olmak üzere, akciğer, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi organlar; kalp kapağı, göz kornea tabakası, kas ve kemik iliği gibi dokular bağışlanabilmekte. Bunlar günümüz tıp teknolojisinde nakledilebiliyor. Türkiye’de birçok devlet ve üniversite hastanesinde organ bağışı işlemleri yapılabiliyor. Yaşarken yapılabilen organ bağışı türleri de (böbrek gibi) bulunuyor. Çift veya tabaka halinde olan veya kendini yenileme özelliğine sahip olan organlar yaşarken bağışlanabiliyor. Burada organın durumu önem kazanıyor. Genelde 70 yaş üstündekilerin organları çok nadir olarak alınıyor. Ölümden sonra bağış kabul edilebilecek organlar ve dokular: Pankreas, damar, bağırsak, kulak kemikçikleri, deri, kalp, kalp kapakçıkları, karaciğer, akciğer, böbrek, kas ve beyin zarının bir kısmı, gözün saydam tabakası, kemik-kıkırdak doku.

Bağışlanan organların nakledilmesi, Sağlık Bakanlığı’nın denetiminde ve bilgisi dahilinde gerçekleştiriliyor.

Organ bağışı;

  • Sağlık Müdürlükleri
  • Hastaneler
  • Emniyet Müdürlükleri (ehliyet alımı sırasında)
  • Organ nakli yapan merkezler
  • Organ nakliyle ilgilenen vakıf, dernek gibi kuruluşlarda yapılabiliyor.

Organ bağışında, dünya çapında bir yetersizlik bulunuyor. Bu nedenle bekleme listeleri zaman geçtikçe uzamakta. Kalp, karaciğer ve akciğer organ bekleme listelerinde birçok hasta, zamanında bir organ bulunamadığından hayatını kaybedebiliyor. 2000 yılında, organ bağışı konusunda bir ‘Ulusal Koordinasyon Sistemi’ oluşturulmuş. Böylece Bakanlığın olanaklarıyla organ bekleyenler sistematik sıralamaya dahil edilmişler.

 

Kaynaklar:

tr.wikipedia.org (http://tr.wikipedia.org/wiki/Türkiye’de_organ_bağışı

Sigara Ruh Sağlığını Etkiliyor

Günümüzde zararları herkes tarafından bilinen sigaranın, dünya sağlık örgütü verilerine göre her üç yetişkinden biri tarafından tercih edildiği görülüyor.

Araştırmalardan alınan verilere göre başlaması ilkokul seviyelerine kadar düşen sigara, gelecek nesillerin sağlık problemi olmaya da devam ediyor. Devlet organizasyonlarıyla veya sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirilen sigarayla savaşta genelde sigaranın fiziksel ve biyolojik etkilerinden bahsedilir. Fakat sigaranın vücudumuza verdiği zararların yanı sıra psikolojik etkileri de ciddi boyutlara ulaşıyor. Sigara Ruh Sağlığını Etkiliyor yazısına devam et

İyi ve Kötü Kolesterol Nedir?

Kolesterol; hücre yapısında ve kan dolaşımında bulunan, yaşam için gerekli olan yağ benzeri bir maddedir. Beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar ve karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur.

Fakat kolesterol kanda fazla miktarda bulunduğunda sağlık için bir tehlike olabilir. Fazla kolesterol damarlarda birikerek kan damarlarının daralmasına ve sertleşmesine yol açıyor.  İyi ve Kötü Kolesterol Nedir? yazısına devam et

Yılbaşı Gecesi Sağlığa Dikkat

Yılbaşı gecesi yapılacak kutlamaların sağlığı olumsuz etkilememesi için uzmanlar bazı önerilerde bulunuyor;

  • Yemeklerde aşırı tuz ve acılı malzeme kullanmamaya dikkat edilmesi öneriliyor. Fazla tuz, ağır yemek ve alkolle birleşince ödem ve ağırlık yapıyor. Aşırı acılı ve baharatlı yemekler alkolle birleşince mide yanması, terleme gibi yakınmalara yol açıyor. Özellikle atıştırmalıklardaki kalori miktarının dikkate alınarak tüketilmesi öneriliyor.
  • Alkol tüketilecekse tek cins alkol tüketmeye dikkat edilmesi öneriliyor. Farklı içkilerin sindirim sisteminden emilim hızları, karaciğeri etkileme özellikleri değişkenlik gösterebiliyor.
  • Uzmanlar yatmadan 1-1.5 saat önce alkol, cips, çerez, tatlı, peynir, yoğurt, şarküteri türü ağır yiyecek, içecek tüketilmemesini öneriyor. Mümkünse hafif bir yürüyüş yapılması vurgulanıyor.
  • Yatmaya yakın yasemin, rezene veya yeşil çay içilmesi öneriliyor. Bu tip çaylarda sindirimi rahatlatarak gazı azaltma etkisi görülüyor.
  • Özellikle yoğun alkol tüketen kişilerde yemeğe başlamadan 1 bardak ılık süt içilmesi öneriliyor. Bu şekilde mide çeperi kaplanarak aşırı asitten korunduğu ve mide yanması şikayetlerini azaldığı düşünülüyor.
  • Tok karnına tatlı veya şekerli meyveler yenilmemesi öneriliyor. Çünkü zaten yükselen kan şekeri şekerli gıdalarla daha da yükselerek rahatsızlık verebiliyor.
  • Yemeklerin gece boyunca sindirimi zorlamaması açısından yavaş yavaş ve küçük lokmalar halinde tüketilmesi öneriliyor.
  • Et, tavuk veya balığın yanında karbonhidrat ağırlıklı besinler seçilmemesine özen gösterilmesi öneriliyor.

 

Kaynaklar:

http://www.attunefoods.com (http://www.attunefoods.com/blog/2012/12/healthy-tips-for-new-years-eve/)

C Vitamini Alabileceğiniz Kaynaklar

Küçük organik moleküller olan vitaminler, vücudumuzun metabolik süreçleri için en gerekli takviyelerdir. Hormon üretiminde yer alan vitaminler; kan hücresi oluşumu ve sinir sistemi için de gereklidirler. Vücudumuzun farklı ihtiyaçları için harflerle gruplandırılan vitaminler, vücut tarafından üretilmediğinden besin takviyesi şeklinde alınır. C Vitamini Alabileceğiniz Kaynaklar yazısına devam et

Çatlayan Eller İçin Bitkisel Çözümler

Kış mevsiminde soğuktan ve bulunduğumuz mekanlardaki ısıtma sistemlerinin nemi yok etmesinden dolayı en büyük sıkıntılarımızdan birisi çatlayan ellerimiz.

Bunu önlemek için öncelikle yapılması gereken bulunduğumuz yerlerdeki nemin azalmasını önlemek ve deterjanlara direkt temas etmeyip eldiven kullanmak; bunların yanı sıra çatlayan ellerimiz için bitkisel çareler Çatlayan Eller İçin Bitkisel Çözümler yazısına devam et