Vücudunuzu hareketsizlikten kurtarın!

Günlük, düzenli olarak olarak yapılan egzersiz, sağlıklı beslenmeyle birlikte hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynuyor. Tüm dünyada giderek artan hareketsizlik problemi, bedensel ve ruhsal hastalıkları ciddi oranlarda artırdığı uzmanlar tarafından her zaman vurgulanıyor. Fiziksel aktivite, enerjinin dengelenmesi, ağırlığın kontrol edilmesi ve enerji harcanması olarak tanımlanabilir. Düzenli ve tekrarlı vücut hareketleri içeren egzersizler, kaslarımızın kuvvetli ve dayanıklı olmasını sağlar.

Vücudunuzu hareketsizlikten kurtarın! yazısına devam et

Ramazan Ve Uyku Düzeni

Uyku, bireyi ruhsal ve bedensel olarak dinlendiren, günlük yaşantımızın büyük bir bölümünü oluşturan, vücudumuzu onarıcı ve dinlendirici etkiye sahip, vazgeçilmez bir alışkanlıktır. Uyku süresi yaşa bağlı olarak değişiyor olsa bile, bireylerin genetik kodlarına bağlı olarak da değişebilir. Örneğin bazı bireyler günde 12 saat uyuma ihtiyacı duyarken bazıları 4 saatlik uykuyla idare edebilirler. Ramazan Ve Uyku Düzeni yazısına devam et

Soğuk El ve Ayaklar İçin 6 Çözüm

Soğuk el ve ayaklar özellikle kadınların ortak şikayeti. El ve ayaklardaki kan damarlarının büzüşmesi veya bir şekilde tıkanmasıyla ilgili ortaya çıkan bir sorun olduğu düşünülüyor.

Özellikle ‘kronik’ ve cilt renginde değişiklikle seyreden soğuk el ve ayak problemi sinirler veya kan dolaşımı ile ilgili bir soruna işaret edebilir. Bu probleme sebep olduğu düşünülen diğer hastalıklar;

  • Anemi
  • Tiroid
  • Diyabet
  • Lupus
  • Raynaud Hastalığı
  • Zayıf kan dolaşımı
  • Sinir sistemi bozuklukları
  • Kalp ritm bozukluğu

İşte soğuk el ve ayaklar için 6 çözüm;

1. Kaynağını keşfetmek: Olası rahatsızlıkları tespit etmek için doktor muayenesi öneriliyor.

2. Mineral veya sıvı eksikliğine dikkat: Vücuttaki demir eksikliği düzensiz kan dolaşımına sebep olabiliyor.Böyle durumlarda demir hapları ve demir içeren sebze ve meyveler öneriliyor. Yeterince sıvı alınmadığında kan yoğunlaşarak akışkanlığını yitiriyor. Bu durum da dolaşım bozukluğuna sebep olabiliyor. Bu anlamda bol sıvı tüketimine dikkat çekiliyor.

3. Isıtma banyoları&masaj: El ve ayakları 5 dakika sıcak suda tutup, 15’er saniyelik süreler içinde soğuk ve tekrar sıcak yaparak ısınmayı sağlamak. Doğal lifli yumuşak bir fırçayla el ve ayaklara özellikle parmak aralarına masaj öneriliyor.

4. Yan etkilere dikkat: Reçetesiz soğuk algınlığı ilaçları, beta blokerlar, doğum kontrol haplarının soğuk el ve ayaklara olumsuz etkisi olduğu düşünülüyor.

5. Sigara ve kafein kullanımı: Dolaşım ve kan damarlarına verdiği zararla işte sigarayı bırakmak için bir sebep daha. Uzmanlar kan damarlarını daralttığı için kafein kullanımının sınırlandırılmasını öneriyor.

6. Giyim: Sıkan eldiven, çorap, ayakkabı ve aksesuardan kaçınmak. Kışın su geçiren ve ince tabanlı ayakkabılardan uzak durmak.

 

Kaynaklar:

http://www.healthstatus.com (http://www.healthstatus.com/health_blog/heart-disease-2/medical-cold-hands-feet/ )

Vitamin Alfabesi

Vitaminleri yan yana yazsak onlardan yeni bir dil oluşturulabilir. İnsan vücudunu en iyi anlatan dil de bu olur herhalde. Kendimizi zinde hissetmemizden tutun da hastalıklara karşı bağışıklık sağlamaya; zihin sağlığından tutun da formda ve güçlü olmaya kadar saymakla bitmez vitaminlerin faydaları.
Haydi, vitaminlere genel olarak bir bakalım ve vücudumuz bizden ne istiyor görelim. Vitamin Alfabesi yazısına devam et

Cildiniz OMEGA 7 ile Işıldasın

Yaz mevsimi cildimiz için tehlike arz edebilecek bir dönem. Cildimiz yaz aylarında gerek güneş ışınları gerekse deniz ve havuz suyundan olumsuz etkilenebiliyor. Bu etkileri azaltmak için güneş kremi kullanıyor veya bakım yapıyor olabilirsiniz. Fakat cilt sağlığınızı daha etkili ve uzun süreyle koruyabilmeniz için içeriğinde cildinizin tüm ihtiyacını karşılayabilecek yararlı asitler barındıran besin takviyeleri alabilirsiniz.

Bu takviyeler arasında adını sıklıkla duyduğumuz Omega 7 mucizesinden yararlanabilirsiniz. Güneş yanıkları, yara ve cilt iltihaplarında Cildiniz OMEGA 7 ile Işıldasın yazısına devam et

Kronik Yorgunluktan Kurtulabilirsiniz

Birkaç gün üst üste hissedilen yorgunluk halini ‘kronik yorgunluk’ olarak değerlendirebilmek için en az altı ay, kısa aralıklarla bu durumun gözlenmiş olması gerekir. Bunun yanı sıra kişide konsantrasyon bozukluğu, kas ağrısı, baş ağrısı, egzersiz sonrası aşırı bitkinlik halinin de gözleniyor olması gerekir. Kronik yorgunluğun hedef organı beyindir. Bu sebeple kronik yorgunluğun tıbbı bir temele dayandırılmasında psikolojik araştırmalar kritik bir öneme sahiptir. Kronik Yorgunluktan Kurtulabilirsiniz yazısına devam et

Gıdalardaki Gizli Tehlike: GDO-2

GDO’lu gıdaları çeşitli yollardan alabiliyoruz. Bu, direkt GDO’lu gıdanın kendisini (örneğin mısır) ya da ondan üretilmiş bir yan mamulün kullanıldığı hazır gıdaları tüketerek olabiliyor (örneğin mısırdan üretilmiş mısır şurubunun kullanıldığı bisküviler). Ayrıca GDO’lu yemlerle beslenen hayvanların et, süt/süt ürünleri ve yumurtalarından da vücudumuza genetiği değiştirilmiş organizmalar girebiliyor. Gıdalardaki Gizli Tehlike: GDO-2 yazısına devam et

Sağlıklı Bağışıklık İçin 9 Öneri

Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklara karşı koruyan bakteri, virüs gibi patojen ve tümör hücrelerini tanıyıp yok eden işleyişlerin tümünü içeriyor. Özellikle kış aylarına girerken hastalıklara karşı direnç kazanmak, soğuk algınlığı-gripten korunmak önem kazanıyor. Zayıf bağışıklık sistemi enfeksiyona yol açıyor. Enfeksiyon bağışıklık sisteminde hasara yol açarak vücut direncini daha da zayıflatıyor.

Sağlıklı ve güçlü bir bağışıklık sistemi ve korumaya yardımcı 9 ipucu;

1. Düzenli uyku: Uzmanlar kaliteli gece uykusunun bağışıklık sistemini güçlendirmedeki önemine dikkat çekiyor.

2. Çinko bakımından zengin gıdalara yönelmek: Özellikle kırmızı et, deniz ürünleri, hayvansal gıdalar, kuruyemiş tüketmek.

3. Şekeri kesmek: Uzmanlara göre şekeri kesmek için iyi bir başlangıç, şeker yüklü 4 tip gıda tüketimini sınırlamak veya kaldırmak;

Fast food

İşlenmiş gıdalar

Gazlı içecekler

Meyve suları

4. Antibiyotiklerden olabildiğince kaçınmak: Gereksiz antibiyotik kullanımından uzak durmak.

5. Probiyotik tüketmek: Probiyotikler hastalık yapan mikroorganizmaların çoğalmasını engelleyerek bağırsağın düzenli çalışmasına yardımcı oluyor. Yoğurt ve kefirde yoğun olarak bulunuyor. Kansere karşı koruyucu etkisi olduğu düşünülüyor.

6. Antioksidana ağırlık vermek: Sebze ve meyve tüketimini özellikle kış aylarında arttırmak. Bol sarımsak ve soğan tüketmek öneriliyor. Antioksidanların enfeksiyonlara karşı koruma sağladığı vurgulanıyor. Antioksidan kullanımını mümkün olduğunca farklı kaynaklardan sağlayarak beslenmeyi zenginleştirmek öneriliyor.

7. Su tüketmek: Vücutta gerçekleşen çoğu reaksiyon için suya ihtiyaç duyulmakta. Uzmanlar bu nedenle günlük 2-2.5 litre su tüketimini öneriyor. Ayrıca ekinezya, zencefil, ıhlamur, kuşburnu, zerdeçal gibi bitki çaylarının bağışıklığa faydalı olduğu düşünülüyor.

8. Stresten uzak durmak: Kronik stres vücuttaki tüm sistemlerin çalışmasını etkiliyor. Bağışıklık sistemini baskılayarak vücut direncini azaltıyor.

9. Güneş ışığından faydalanmak: Güneş ışığının vücuda sağladığı D Vitamini, sağlıklı bir bağışıklık için gereklilik olarak görülüyor. Uzmanlar her gün açık havada yürüyüşün bağışıklık için önemine dikkat çekiyor.

 

Kaynaklar:

http://www.endfatigue.com (http://www.endfatigue.com/health_articles_i-n/Immunity-9-ways-to-recharge-your-system.html )