Kronik Yorgunluk Sendromu

Kronik yorgunluk sendromu, aşırı yorgunluk ile karakterize olan karmaşık bir hastalık. Birincil belirtileri;

  • Hafıza ya da konsantrasyon kaybı
  • Boğaz ağrısı
  • Boyun veya koltukaltında hafif büyüyen ve acıyan lenf nodları
  • Açıklanamayan kas ağrıları
  • Şişme ve kızarıklık olmadan hareket eden eklemde ağrı
  • Şiddetli baş ağrısı, uyku bozukluğu
  • Fiziksel veya zihinsel egzersiz sonrası 24 saatten fazla süren aşırı bitkinlik

Kronik yorgunluk sendromunun sağlıklı tanım ve teşhisi için bu belirtilerin en az 4’ünün yaşanıyor olması gerektiği belirtiliyor. Altı ay veya daha uzun süren açıklanamayan sürekli yorgunluk halinin diğer bir ölçü olduğu düşünülüyor. Yapılan çalışmalarda kronik yorgunluk sendromuna diğer bazı belirti ve bulgular rapor edilmiş; Şişkinlik, denge problemleri, depresyon, ışık hassasiyeti, görmede bulanıklık gibi..

Kronik yorgunluk sendromunun diğer kronik hastalıklara göre net bir nedeni olmadığı düşünülüyor. Olası nedenleri;

  • Hücreye gelen oksijenin, gıdaların ve yardımcı maddelerin yetersizliği ve hücre içi enerji santrallerinin zorlanması
  • Depresyon
  • Atık maddelerin atılımındaki zorluklar, toksin birikimi
  • Demir eksikliği anemisi
  • Düşük kan şekeri
  • Virüs enfeksiyonu
  • Bağışıklık sistemi disfonksiyonu

Kronik yorgunluk sendromu kadınlarda erkeklere oranla daha fazla rastlanıyor. Her yaştan insanda görülebilmekle birlikte 40-50’li yaşlarda daha çok gözlemleniyor. Uzmanlar stresin yorgunluk ve bitkinlikte önemli rol oynadığını vurguluyor. Belirti ve semptomları hafifletme önerileri ;

  • Demir, çinko, magnezyum, vitamin B ve C’den faydalanmak
  • Günlük aktivite programlamak
  • Yavaş ve istikrarlı egzersiz
  • Bilişsel davranış terapisi
  • Depresyon tedavisi
  • Akupunktur tedavisi

 

Kaynaklar:

www.fogmagazine.com (http://www.fogmagazine.com/about/chronic-fatigue-syndrome-cfs/)

Doğa, Bembeyaz Dişler İçin de Hizmetinizde!

Bembeyaz , pırıl pırıl parlayan dişlere hangimiz sahip olmak istemez ki? Bazılarımız bu konuda çok şanslı iken bazılarımız dişlerinin sarılığından şikayetçi. Genetik faktörler, beslenme tarzı ve düzenli diş temizliği, dişlerin beyaz kalmasında etkili olurken sigara, gün içinde tükettiğimiz çay, kahve, koyu renkli sebze ve meyveler, kırmızı şarap gibi yiyecek ve içecekler yüzünden zamanla diş yüzeyinde birtakım lekeler oluşuyor. Doğa, Bembeyaz Dişler İçin de Hizmetinizde! yazısına devam et

Diyabette Vitaminlerin Önemi

Diyabet (ya da halk arasında bilinen adıyla şeker hastalığı) pankreasın yeterli insülin üretemediği ya da vücudun insülini gerektiği gibi kullanamadığı durumlarda ortaya çıkan kronik bir hastalık. Bu durum, kanda glukozun artmasına (hiperglisemi) yol açıyor.

2 tip diyabete rastlanıyor. İnsülin üretimi eksikliğinden kaynaklanan Tip 1 diyabet ve insülinden bağımsız Tip 2 diyabet… Genellikle aşırı vücut ağırlığı ve fiziksel hareketsizliğin sonucu ortaya çıkan Tip 2 diyabette vücut insülini gerektiği gibi kullanamadığından kan glukoz düzeyi Diyabette Vitaminlerin Önemi yazısına devam et

Organ ve Doku Nakline Yasal ve Etik Açıdan Bakış

Günümüzde gerek ülkelerin ulusal yasaları, gerekse uluslararası sözleşmeler organ ve doku naklini destekleyici düzenlemelere sahip.

Ancak hemen hemen hepsinde canlıdan organ alınmasıyla ilgili bir takım sınırlamalar mevcut.

Dünyada organ nakli ile ilgili ilk ciddi deney ve çalışmaları sürdüren ABD’de organ nakli 1947’den beri yapılıyor. Organ nakli ile ilgili yasa Amerikan Hukuk Enstitüsü tarafından (1968 yılındaki model yasa baz alınarak)1984 yılında ‘Ulusal Organ Nakli Yasası’ olarak kabul edilmiş. Yasa kısaca beyin ölümünü kabul etmekte ve organların para karşılığında verilmesini yasaklamakta.

Türkiye’de organ nakliyle ilgili yasal düzenleme 1979’da yani birçok Avrupa ülkesinden önce yapılmış. Uluslararası alanda sağlıkla ilgili birçok sözleşme, organ ve doku naklini de düzenlemekte. Bunlardan Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşme maddelerine göre; canlıdan organ alınması ancak zorunlu hallerde mümkün olabilir ve para karşılığı organ alınması yasak.

Genel olarak bakıldığında Türk hukukunda, canlıdan organ alınması mümkün kılınmış ancak bazı şartlar öngörülmüş. Para karşılığı organ verilmesi yani organ ticareti yasaklanmış, ölü vericiden organ alınmasında anlaşma modeli kabul edilmiş.

Hukuka aykırı olarak geçerli rıza alınmadan, kişilerden organ alanlar için hapis cezası öngörülmüş.

Türk hukuku tıp etiği ile ilgili birçok kural içeriyor;

  • Hekimlerin, alıcı ve vericiyi aydınlatma yani bilgilendirme ve rızalarını alma
  • Her iki taraf için naklin uygunluğu araştırmasını iyi yapma
  • Kar amacı gütmeden sadece yaşam kurtarmayı amaçlama gibi

Dinlerin organ nakline bakışı ve etik olarak organ naklini caiz görmesi, organ bağışlarının artması açısından önem taşıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nca yapılan açıklamaya göre organ ve doku nakli şu durumlarda dinen caiz;

  • Nakil ölü olması,
  • Vericinin ölmeden önce rıza göstermiş olması,
  • Organların para karşılığı verilmemesi.

 

Kaynaklar:

tbbdergisi.barobirlik.org.tr (http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2007-73-374)

 

Unutkanlık ve 7 Çeşit Normal Hafıza Problemi

Sağlıklı insanlar her yaşta hafıza kaybı veya bellek bozulması yaşabiliyor. Bazı bellek kusurları yaşla birlikte daha belirgin hale gelebilir. Aşırı ve kalıcı olmadığı sürece Alzheimer ya da diğer bellek bozucu hastalıkların göstergesi olarak kabul edilmiyor.

7 çeşit normal hafıza problemi;

1. Geçici bellek zayıflığı: Zaman içinde gerçekleri veya olayları unutmada eğilim gösterme. Öğrenilen bilgi kısa süre sonra unutulabiliyor. Bellek işleyişinde kullanılmayan bilgiyi unutma eğilimi gösteriyor.

2. Dalgınlık: Bu tür unutma, dikkat verememekten oluşuyor. Bir tür odaklanma problemi olarak dikkat çekiyor. Ilaç, randevu, eşya unutmak gibi.

3. Hafıza blokları: Hatırlamada geçici yetersizlik olarak ifade ediliyor. Araştırmalar hafıza blokların ilerleyen yaşlarda daha sık görüldüğüne dikkat çekiyor.

4. Yanlış atıf: Kısmen hatırlanan konuyla ilgili yer, zaman, kişi gibi detaylarda yapılan yanlışlık. Yaşla birlikte azalan konsantrasyon ve hızlı bilgi işleme yetisiyle daha yaygın görülüyor.

5. Telkiniyet: Erişkin çağda nisbeten stabil bir eğilim olarak ifade ediliyor.

6. Kişisel önyargı: En keskin hafıza bile anılardaki gerçekliği kusursuz bir şekilde yansıtmıyor. Algılar, kişisel önyargılar, deneyimler, inançlar, önceki bilgiler, ruh hali tarafından filtre ediliyor. Dolayısıyla hatırlarken anı, bu etkiler tarafından işleniyor.

7. Sebat bellek: Çoğu insan unutma konusunda endişe yaşayabiliyor. Ancak bazı durumlarda (travmatik olaylar, olumsuz duygular, devam eden korkular) unutmada direnç yaşanabiliyor.

 

Kaynaklar:

www.health.harvard.edu (http://www.health.harvard.edu/healthbeat/forgetfulness-7-types-of-normal-memory-problems)

Kafein sağlıklı bir besin mi?

Yaygın olarak psikolojik bir canlandırıcı olarak kabul ettiğimiz kafeinin, sağlığımıza olan olumsuz etkilerinden dünkü paylaşımımızda bahsetmiştik. Her besinde olduğu gibi kafein de doğru yaşta ve oranda tüketildiğinde vücudumuza pozitif etkilerde bulunabilir.

Kafein, uyku halini dağıtarak, düşünsel performansımızın uzun süre devam etmesini sağlarken, ruh halimize de olumlu katkılarda bulunur. Kafeinin Kafein sağlıklı bir besin mi? yazısına devam et