Şifa Kaynağı Nar

Havaların soğumasıyla birlikte gribal hastalıklarda artış gözlemleniyor. Uzmanlar özellikle narın içeriğindeki yararlı birçok bioaktif bileşen sayesinde en güçlü antioksidanlar arasında yer aldığını vurguluyor. Lezzetli bir meyve olmasının yanında besin değerleri açısından da oldukça yararlı. Potasyum, demir, C vitamini açısından zengin olan nar, B1-B2 vitaminleri ile kalsiyum ve fosfor mineralleri içeriyor.

Yararları;

  • Enerji vererek yorgunluğu gideriyor.
  • Kandaki şeker seviyesini dengelediğinden şeker hastalarına öneriliyor.
  • Artrit ve eklem ağrılarına olumlu etkileri olduğu düşünülüyor.
  • Kanser hücrelerinin gelişmesine engel olmada takviye sağlıyor.
  • Kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu etki sağladığı düşünülüyor.
  • Kandaki kolesterol oranını ve tansiyonu düşürmede etkili.
  • Cilt sağlığı için faydalı olduğu düşünülüyor.
  • Menopoz şikayetlerini azalttığı belirtiliyor.
  • Kalbi , mideyi ve diş etlerini güçlendirmede destek.
  • Uzmanlar, narın serbest radikaller tarafından emilerek yaşlanma sürecini yavaşlatabildiğini vurguluyor.
  • Araştırmalara göre böbrek hasarını önleyerek vücuttaki zararlı toksinlere karşı koruyor.
  • Karaciğeri koruyarak karaciğer hücrelerinin yenilenmesine yardımcı oluyor.
  • Alzheimer’ın ilerlemesini önleyerek yavaşlamasında etkili olduğu düşünülüyor.
  • İçeriğindeki doğal olan maddelerin kireçlenmeye karşı faydalı olduğu belirtiliyor.

Her ne kadar faydalı bir meyve olsa da, özellikle mide ve sindirim sistemi problemi olanların dikkatle tüketmesi öneriliyor.

 

Kaynaklar:

www.med-health.net (http://www.med-health.net/Benefits-Of-Pomegranate.html)

Çocuklar İçin Gripten Korunma Önerileri

Sağlıklı bir bağışıklık sistemi, mikroplara karşı en iyi savunma ve mikropları uzak tutmaya yardımcı başlıca faktör olarak vurgulanıyor. Bu sebeple çocuklarda sağlıklı beslenme gereken vitamin ve minerallerin sağlanmasında önem taşıyor. Özellikle birçok vitamin içeren yumurta, fındık, et, balık ve probiyotikler gibi ürünler tüketilmesinin grip ve soğuk algınlığına karşı savunmayı güçlendirdiği düşünülüyor. Yüksek fruktoz içeren gıdalar ve şekerli atıştırmalıkların bağışıklık sistemini zayıflatabildiği vurgulanıyor. Ayrıca çocuğun yeterli sıvı aldığından emin olmak ve her fırsatta teşvik edilmesi öneriliyor.

Korunma yolları arasında en önemlisi el hijyeni olarak vurgulanıyor. Çocuklara en az 20 saniye sabun ve suyla el yıkamayı öğretme ve gün içinde sıkça tekrar edilmesi öneriliyor. Eğer okula gidiyorsa el yıkama kurallarına okulda da uyulması gerektiği vurgulanıyor.

Çocuklar için bol uyku ve dinlenme bağışıklık sistemini güçlendirmek açısından önem taşıyor (En az 8 saat). Yaşına bağlı olarak çocuğun uyku düzenini ayarlamak ve rutinlerini korumak gerektiği vurgulanıyor. Vücut uyurken, kan basıncı düşüyor, doku büyüme ve onarım oluşuyor, enerji geri kazanılıyor.

Çocuğun odasındaki ortamın neminin iyi ayarlanması gerektiği ifade ediliyor. Kapalı havasız ortamlarda hastalığın yayılımı daha kolay olabiliyor. Sık sık havalandırma ve alışveriş merkezi gibi kapalı ortamlardan uzak durulması öneriliyor.

Hasta olduğu bilinen veya öksürük, hapşırık gibi belirtileri olan kişilerle çocuğun temas etmemesi vurgulanıyor.

Çocuğa, öksürürken veya hapşırırken ağzını ve burnunu elinin tersiyle veya kağıt mendil yardımıyla kapatmayı öğretmek öneriliyor. Öksürük ve hapşırık sonrasında ellerin yıkanması hatırlatılıyor. Grip vücuda yüz, göz, ağız ve burundan giriş yaptığı için el temasını önlemeye çalışmak öneriliyor.

Çocukları düzenli egzersize teşvik etmek önem taşıyor. Sporun bağışıklık sistemine destek verdiği düşünülüyor. Çocuğa Omega3, omega 6 ve diğer vitaminlerden eksik olmayan bir beslenme alışkanlığı aşılanması öneriliyor.

 

Kaynaklar:

www.sheknows.com (http://www.sheknows.com/parenting/articles/811772/6-ways-to-boost-kids-immune-system )

 

Çalışırken Kendinizi İhmal Etmeyin

Vitamin ve mineraller in insan metabolizmasında hayati öneme sahip olduğu artık bilinen bir gerçek. Sağlıklı yaşam için alınması gereken günlük doz, kişinin boy-kilo oranı ve harcadığı kaloriye göre değişiyor. Yoğun iş temposunda yemek için zaman bulamayıp öğün atlamak, çok fazla çay-kahve tüketimi, sigara, stres gibi faktörler daha fazla vitamin ve mineral ihtiyacı doğuruyor. Ne yazık ki günlük koşuşturmada çoğu kişi beslenmesine dikkat edemiyor. Yiyecek ve içeceklerden bu ihtiyaç karşılanamayınca da enerji yoksunluğu, isteksizlik, dikkat dağınıklığı, aşırı yorgunluk ve sinirlilik kendini gösteriyor. Bu durum, en çok da büyük şehirlerde yorucu bir tempoda çalışanları tehdit ediyor. Çalışırken Kendinizi İhmal Etmeyin yazısına devam et

Saç ve Ciltte Sonbahar Alarmı

Sonbaharın kendini yavaş yavaş hissettirdiği bugünlerde mevsim değişimi, hava kirliliği ve düzensiz beslenme gibi faktörler en fazla cilt, saç ve tırnakları etkiliyor. Güneş ve denizin etkisiyle kuruyan ve cansızlaşan saçlar mevsim değişikliği nedeniyle dökülmeye de başlıyor. Aynı zamanda cilt matlaşıyor, tırnaklarda ise sararmalar olup kolayca kırılabiliyor. Kadınlar için çok önemli olan saç, cilt ve tırnaklara özellikle bu aylarda daha iyi davranmak gerekiyor. Saç ve Ciltte Sonbahar Alarmı yazısına devam et