Etiket arşivi: nedir

Taurin Nedir & Faydaları

Taurin (Taurine) Yunanca ‘taurus’ (boğa) kelimesinden türemiş. İnsan vücudunda da doğal olarak üretilen sülfür türevi bir aminoasit. Kemiklerde, kalp kasında ve kan hücrelerinde yüksek oranda bulunuyor. Güçlü bir antioksidan etkisi olduğu düşünülen Taurin gözün retina kısmında yüksek oranda bulunuyor. Nörolojik gelişme ile kandaki su ve mineral seviyesini düzenlemesine yardımcı oluyor. Beyin ve sinir sistemindeki kalsiyum ve potasyum dengesinin düzenlenmesinde rol oynuyor.

Taurin, kırmızı et, süt, balık, istiridye ve çeşitli mantar türlerinde bulunuyor.

Taurin’in faydaları;

  • Yağların sindirimini ve vücuttaki yağları çözen vitaminlerin emilimini kolaylaştırdığı düşünülüyor.
  • İskelet kaslarının düzgün işleyişinde önem taşıdığı belirtiliyor.
  • Araştırmalara göre kalp kasının kasılma gücünü arttırarak kalp yetmezliğini önleyici etkisi olabileceği vurgulanıyor.
  • Kan içinde su ve mineral tuzlarının seviyesini düzenlediği düşünülüyor.
  • Saç köklerinin hasar görmesini önlemede etkili olabildiği ifade ediliyor.
  • Obeziteyle savaşta faydalı olduğu düşünülüyor.
  • Yapılan çalışmalara Tip 2 diyabeti önlemede faydalı olabildiği vurgulanıyor.
  • Güçlü bir antioksidan etkisi olduğu düşünülüyor. Bu anlamda karaciğer üzerinde yapıcı etkileri olabileceği belirtiliyor.
  • Doğal yollarla Taurin üretemeyen bebeklerde haricen kullanıldığında gözün gelişimi için faydalı olduğu düşünülüyor.
  • Manik depresyon tedavisinde etkili olabildiği düşünülüyor.

 

Kaynaklar:

www.lef.org (http://www.lef.org/magazine/2013/6/The-Forgotten-Longevity-Benefits-of-Taurine/Page-01)

SPF Nedir?

SPF, ‘sun protection factor’ yani ‘ güneş koruma faktörü’, bir güneş koruyucu kremin, cildi güneşin zararlı ışınlarından ne kadar koruduğunu gösteren ölçü birimidir.

Güneş, cildimize iki şekilde temas eder. Bu ışınlar UVA ve UVB’dir. UVA; yeryüzüne ulaşan ışınların %95’ini oluşturur ve size değdiğinde o an için hissetmediğiniz bir ışındır. UVA; cildinizin en derinine inen, dalga boyu en uzun olan ışındır. Deriyi en erken yaşlandıran, hücre yapısını bozan, cildin elastikiyetini kaybetmesine zamin hazırlayan ışınlardır. SPF Nedir? yazısına devam et

Organ Nakli Nedir?

Organ donörü tarafından verilen sağlam organ parçası ya da tamamının, alıcının hasarlı veya çalışmayan organı yerine koymak amacıyla bir vücuttan diğerine nakledilmesine ‘Organ Nakli’ (Organ Transplantasyonu) deniyor.

Organ donörü (verici) yaşayan kişi veya kadavra olabiliyor;

  • Kadavra Donör: Beyin ölümü gerçekleşmiş ve organları nakile kadar mekanik mekanizmalarla canlı tutulan donör.
  • Canlı Donör: Organ nakli gereken hastanın eşi veya yakın akrabaları doku, kan grubu vb. uyum mevcut ise organ bağışında bulunabiliyor. Kendini yenileyen veya kalan kısmın yükü çekebileceği bir organı veya parçası olmasına dikkat çekiliyor.( tek böbrek nakli, ince bağırsak veya pankreas, karaciğerin bir parçası gibi)

Transplantasyon çeşitleri;

  • Otogreft: Bir dokunun aynı kişinin bir bölgesinden başka bir bölgesine aktarılması. Bazen de bu dokuyu alıp kişiyi veya dokuyu tedavi ettikten sonra yerine konulması şeklinde olabilir.(kök hücre gibi)
  • Allogreft: Genetik olarak aynı kimliğe sahip olmayan aynı türe ait iki canlı arasında yapılan nakiller.
  • İzogreft: Allogreftlerin bir alt grubu olarak genetik olarak aynı kimliğe sahip ler(ikiz)arasında yapılan nakiller.
  • Senogreft: Organ veya dokunun, bir türden başka bir türe nakli. Örneğin; domuzdan insana kalp kapakçığı nakli ya da belli bir süre yanık yüzeyleri örtmede kullanılan hayvan dokuları.

Günümüzde yapılan organ ve doku nakilleri;

  • Böbrek nakli: İnsandan insana en çok yapılan organ nakli olduğu ifade ediliyor.
  • Kalp nakli: Tedavi ile düzelemeyecek ağır kalp hastalarına uygulanıyor.
  • Karaciğer nakli: En zor organ nakli olduğu vurgulanıyor.
  • Kornea nakli: Organ nakilleri içinde en başarılı olan doku nakli çeşidi olduğuna dikkat çekiliyor.
  • Kemik iliği nakli: Bazı kan kanseri türlerinde ve aplastik anemi gibi kansızlık hastalıklarında yapılabiliyor.
  • Kemik nakli: Özellikle kazaya uğrayan kişilere uygulanmaktadır.
  • Deri nakli: Sadece yanıklı ve yaralı hastalarda değil, birçok plastik cerrahi girişiminde de kullanılıyor.

 

Kaynaklar:

tr.wikipedia.org (http://tr.wikipedia.org/wiki/Organ_nakli)

http://organnakli.nedir.com

İyi ve Kötü Kolesterol Nedir?

Kolesterol; hücre yapısında ve kan dolaşımında bulunan, yaşam için gerekli olan yağ benzeri bir maddedir. Beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar ve karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur.

Fakat kolesterol kanda fazla miktarda bulunduğunda sağlık için bir tehlike olabilir. Fazla kolesterol damarlarda birikerek kan damarlarının daralmasına ve sertleşmesine yol açıyor.  İyi ve Kötü Kolesterol Nedir? yazısına devam et

Ateş Nedir?

Normal olarak kabul edilen vücut ısısı, 36.1-37.8 olarak kabul edilir. Vücut ısısının normalin üzerinde değerlere çıkması ateş olarak tanımlanır. Vücut ısısı; ağız makat, koltuk altı ya da kulaktan ölçülebilir. Vücut sıcaklığı ölçümü civalı, cam, elektronik, dijital, kızıl ötesi, tek kullanımlık termometreler ve termal kameralar aracılığı ile yapılmaktadır. Vücut sıcaklığının artmasının bir rahatsızlık belirtisi olduğu düşüncesi en eski insan deneyimlerinden biridir. İlk kez 1868 yılında Carl Reinhold tarafından vücut sıcaklığının 38 derece üzerine çıkması ateş olarak tanımlanmıştır. Ateş Nedir? yazısına devam et

Besin Alerjisi Nedir?

Beslenme kişinin, büyümesi, gelişmesi ve sağlıklı olarak uzun süre yaşamını devam ettirebilmesi için gerekli olan besin değerlerini almasıdır. Kişiler birbirlerinden, yaş, cinsiyet ve genetik özelliklerle ayrılırlar. Besinler de, bireylerin ayrışan bu özelliklerinden ötürü farklı etki ederek alerjik durumlar oluşturabilirler.

Vücudumuz yaşadığımız sürece çok sayıda madde ile isteyerek ya da istemeyerek temas eder. Bu maddeler ağız, burun, gözler ve akciğer yoluyla vücudumuza girebilirler. Vücudumuz bu maddelerin önemli kısmını i Besin Alerjisi Nedir? yazısına devam et

EPA ve DHA Nedir?

EPA ve DHA hepimizin yakından tanıdığı Omega 3’ü oluşturan iki önemli temel yağ asitleridir. Vücut tarafından doğal olarak üretilmeyen EPA ve DHA yağ asitlerine anne karnından başlayarak tüm hayatımız boyunca ihtiyaç duyarız. Vücudumuzun EPA ve DHA’dan yararlanabilmesi için mutlaka dışardan takviyeyle Omega 3 şeklinde alınması gerekir.

Genel olarak ‘yağ’ kelimesini duyduğumuzda, vücudumuza zarar veren, kilo aldıran ve yediğimiz besinler aracılığı ile vücudumuza aldığımız yağlar gelir. Fakat bütün yağlar sanıldığı gibi zararlı değildir. EPA ve DHA Nedir? yazısına devam et

Coenyzm CoQ10 Nedir & Faydaları

Enzimlerin vücutta sadece gıda sindirimine yardımcı olduğuna inanılıyor. Oysa insan vücudunda önemli rolleri olan binlerce enzim ve koenzim bulunuyor. CoenzymQ10 insan vücudunun neredeyse her biyolojik fonksiyonunun en önemli katalizörlerinden biri olduğu düşünülüyor. Coenzym (Koenzim), enzimde faaliyet gösteren ve esas işi yapan kısım olarak biliniyor. Genellikle protein kısmından ayrılabiliyor. Yapılan analizlerde bünyesinde birçok vitamin bulundurduğu gözlemleniyor.

Coenzym’in her hücresel enerji, yeni hücre gelişimi ve hasarlı hücrelerin yenilenmesi için gerekli olduğu vurgulanıyor. Coenzym (CoQ10) kalp, karaciğer ve böbrekte yüksek konsantrasyonlarda bulunuyor.

Coenzym’in faydaları;

  • Hücrelere saldırıp yok eden serbest radikallerle savaşıyor.
  • Tekli serbest radikal oksijen moleküllerini arttırıyor. Antioksidan kapasitesi olduğu düşünülüyor.
  • Klinik çalışmalar kas gücü ve doku iyileştirmede etkili olduğunu gösteriyor.
  • Takviye durumunda sporcular için kas dayanıklılığı ve enerji artışı sağlıyor.
  • Bilimsel verilere göre kalbi belirli tipte yan etkilerden koruduğu gözlemleniyor.
  • Vücudu kalp, inme, yüksek tansiyon, alzheimer’den korumaya yardımcı oluyor.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor.
  • Cilt yaşlanması ile ilgili belirtileri azaltabildiği gözlemleniyor.

CoQ10 hücrelerimiz için vazgeçilmez bir madde. Hücresel enerji noktalarının işlemesi için bu doğal maddeye ihtiyaç duyuluyor. Coenzym içeren çeşitli gıdalar bulunuyor. (Soya, uskumru, yumurta, fıstık, sığır eti, sardalya,ıspanak, karnıbahar vs.)

Pek çok doktor enerji, kalp ve beyin sağlığını desteklemek amacıyla CoQ10 takviyesi  öneriyor.

AIDS (HIV Virüsü) Nedir? Korunma Yolları Nellerdir?

Aids ‘Acquired Immunodeficiency Syndrome-Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu’ anlamına geliyor. Bağışıklık sistemini tahrip ederek, hastalığa sebep olan organizmalarla savaşı engelliyor. AIDS, HIV enfeksiyonunun son aşaması oluyor ve bu süreçte ölümcül enfeksiyonlara ve kansere sıklıkla rastlanıyor.

HIV, kan ve kan ürünleri, sperm veya diğer cinsel sıvılar üzerinden insandan insana bulaşıyor. Ayrıca, plasenta ya da süt yoluyla anneden bebeğine bulaşabiliyor. Tükürük, gözyaşı, öksürük, hapşırık veya el sıkışmak gibi olağan temaslarla bulaşma riski taşımıyor. Virüs, vücut dışında havada ve suda uzun süre yaşayamıyor. Bu nedenle bulaşması için vücut sıvılarının doğrudan teması gerekiyor. Cinsel hastalıkların (Frengi, Bel Soğukluğu, klamidya gibi) cinsel bölgelerde yol açtığı yaralar ve doku bozulmaları HIV bulaşma riskini arttırıyor.

HIV için herhangi bir tedavi bulunmuyor.

AIDS’den korunma yolları;

  • Güvenli cinsel yaşam kurallarına uyulmasına dikkat etmek. Prezervatif kullanımını yaygınlaştırmak.
  • Gereksiz kan nakillerinden kaçınarak, kan ve kan ürünleri ihtiyacını yurt içi ve güvenilir-denetlenmiş kaynaklardan temin etmeye çalışmak.
  • Test edilmemiş kan nakline izin verilmemesi.
  • Özellikle hastalık riski çok yüksek olan ülkelerde (Amerika, Avrupa, Afrika) uzun süre kalmış olanların Aids taraması yaptırmaya dikkat etmesi gerekiyor.
  • Enjektör, iğne ve diğer malzemelerin tek kullanımlık olmasını zorunlu hale getirip sterilizasyona önem vermek.
  • Uyuşturucu maddelerle ilgili tıbbi eğitim verilerek takibine özen göstermek.
  • Aids nedenlerini ve bilgilendirmesini yaygınlaştırmak.

 

Kaynaklar:

www.mayoclinic.org (http://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/hiv-aids/basics/definition/con-20013732)