Her yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla birlikte çocuklar ve aileleri için zorlu bir dönem başlıyor. Bazen beklenen, bazen de beklenmedik tepkiler görülebiliyor. Sabır, destek ve anlayışlı davranmak aileler açısından önem kazanıyor. Uzmanlar, çocuğun yeni bir çevreye entegre olabilmesi nasıl şekillendiği ve adaptasyon kalıplarının nasıl geliştiği faktörlerine dikkat çekiyor. Okumaya devam et “Okula Uyum Süreci”
Adet Öncesi Sendrom (PMS)
Bu yazı kadınları, aslında dolaylı yoldan erkekleri de ilgilendiriyor. Çoğu kadın adet öncesi dönemde öyle sorunlar yaşıyor ki bu durum, birlikte yaşadıkları erkekleri de ister istemez etkiliyor.
Aşırı yorgunluk, sıkıntı, asabiyet, üzüntü hali, içe kapanma, göğüste hassasiyet, kas ve baş ağrıları, karın şişliği, kabızlık, sivilcelenme adet öncesi hissedilen rahatsızlıklardan bazıları. Bu belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişiyor ve bazen öyle bir hale geliyor ki günlük yaşamı olumsuz yönde etkiliyor. Okumaya devam et “Adet Öncesi Sendrom (PMS)”
Metabolizmanıza Egzersizle Hız Kazandırın
Vücudumuz, hormonlar ve enzimler sayesinde, aldığımız besinleri yakıt olarak kullanılmak üzere enerjiye çevirir. Ortaya çıkan enerji, vücut tarafından metabolik faaliyetler, besinlerin sindirilmesi, vücut sıcaklığının sağlanması, zihinsel ve fiziksel aktivitelerde kullanılır.
Vücudumuz biz hiçbir şey yapmazken hatta uykuda bile çalışmaya devam eder ve sürekli enerji tüketir. Okumaya devam et “Metabolizmanıza Egzersizle Hız Kazandırın”
Saç Sağlığı İçin Kritik Bilgiler
Anne karnında sekizinci haftada oluşmaya başlayan saçlarımız, neredeyse tüm hayatımıza tanıklık ederek kendini yirmi kez tazeler. Uzun zaman boyunca yapısını korumaya çalışan saçlarımız, genel olarak zamanın etkilerine yenik düşerler. Bu yenilginin etkilerini; beslenme alışkanlıklarınızı değiştirerek, saçlarınızın ihtiyacı olan vitaminleri alarak azaltabiliriz.
Tarama, yıkama gibi işlemlerde bilinenin aksine saçlarımız tahmin ettiğimiz kadar yıpranmaz. Okumaya devam et “Saç Sağlığı İçin Kritik Bilgiler”
Besin Alerjisi Nedir?
Beslenme kişinin, büyümesi, gelişmesi ve sağlıklı olarak uzun süre yaşamını devam ettirebilmesi için gerekli olan besin değerlerini almasıdır. Kişiler birbirlerinden, yaş, cinsiyet ve genetik özelliklerle ayrılırlar. Besinler de, bireylerin ayrışan bu özelliklerinden ötürü farklı etki ederek alerjik durumlar oluşturabilirler.
Vücudumuz yaşadığımız sürece çok sayıda madde ile isteyerek ya da istemeyerek temas eder. Bu maddeler ağız, burun, gözler ve akciğer yoluyla vücudumuza girebilirler. Vücudumuz bu maddelerin önemli kısmını i Okumaya devam et “Besin Alerjisi Nedir?”
Okul Çağında Konsantrasyon Eksikliği
Konsantrasyon eksikliği ya da göreve odaklanmada yetersizlik, çocuk okulun zorlayıcı ortamına girmeden fark edilemeyebilir. Bu durum yetişkinlerde ise iş ve sosyal hayatta kendini belli edebilir. Konsantrasyon eksikliği genellikle daha ciddi tıbbi bir durum olan ‘Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’ nun belirtisi olarak görülüyor. Bu bozukluk davranış ve öğrenme bozukluğu ile karakterize olan nörolojik bir durum.
Konsantre olmakta zorlanma ile ilgili belirtiler;
- Okulda önemli olan detaylara dikkat etmeme, kolay hatalar yapma, dikkatsiz ve dağınık iş yapma
- Bir işle uğraşırken diğer insanların ilgisini çekmeyen bir ses veya olay nedeniyle yapılan işin bırakılması
- Uzun dönemli konsantrasyon gerektiren işlerde başarısızlık
- Ev ödevleri, kağıt işlerini tamamlamakta zorlanma
- Sık sık bir oyundan veya işten diğerine geçme
- Yapılması gereken işleri sürekli ağırdan alma, erteleme, geciktirme
- Günlük aktiviteleri zamanında yapamama, unutma
- Konuşma sırasında karşısındakini dinlemede zorlanma, konuşmaları akılda tutamama, detaylara ve aktivitelere dikkat etmeme
Konsantrasyon eksikliğinin birçok nedeni olabiliyor; uyku düzensizliği, yanlış beslenme alışkanlıkları, öğretmen ve ebeveynlerdeki ilgi çekici konu yaratma gibi.
Konsantrasyon eksikliğinin devamında görülen ‘Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’ kalıtımla ilişkilendiriliyor. Bunun dışında diğer bazı faktörler de bulunabiliyor; Hamilelikte sigara kullanımı, baş yaralanmaları ve çevresel faktörler.
Yapılan bir çalışmada gıda katkı maddelerinin hiperaktivite öyküsü olan çocukların davranış değişikliğinde etkili olabildiği görülmüş.
Konsantrasyon eksikliği, hem tıbbi hem davranışsal bir sorun olduğundan uzman rehberliğine ihtiyaç duyuluyor. Devamında dikkat eksikliği ve hiperaktivite görülebildiğinden iyi gözlem ve destek gerektiriyor.
Dikkat eksikliği hem yetişkinleri hem de çocukları aynı oranda etkileyen bir rahatsızlık. Terapi ve ilaçlarla hastalığın belirtileri kontrol altına alınabiliyor. Ancak kişinin yaşam tarzında yapacağı değişiklikler belirtilerin azalmasında önemli rol oynayabiliyor. Belirlenmesi yetişkinlere göre daha zor olduğundan çocukların ebeveynleri tarafından yakından takip edilmelerine dikkat çekiliyor.
Kaynaklar:
education.jiva.com (http://education.jiva.com/Lack-of-Concentration.asp?a=Concentration
EPA ve DHA Nedir?
EPA ve DHA hepimizin yakından tanıdığı Omega 3’ü oluşturan iki önemli temel yağ asitleridir. Vücut tarafından doğal olarak üretilmeyen EPA ve DHA yağ asitlerine anne karnından başlayarak tüm hayatımız boyunca ihtiyaç duyarız. Vücudumuzun EPA ve DHA’dan yararlanabilmesi için mutlaka dışardan takviyeyle Omega 3 şeklinde alınması gerekir.
Genel olarak ‘yağ’ kelimesini duyduğumuzda, vücudumuza zarar veren, kilo aldıran ve yediğimiz besinler aracılığı ile vücudumuza aldığımız yağlar gelir. Fakat bütün yağlar sanıldığı gibi zararlı değildir. Okumaya devam et “EPA ve DHA Nedir?”
D Vitamini İhtiyacı
D vitamini, vücutta; kalsiyum ve fosforun bağırsaklar tarafından emilmesini, kalsiyum ve fosfor dengesini, kemik ve kas sağlığının korunmasını, bağışıklık sisteminin düzenli çalışmasını sağlayan en önemli vitaminlerden biridir. Bunların haricinde; kemik erimesine yol açan paratiroid hormonunun salgılanmasını engeller ve hiipertansiyon, kalp rahatsızlıkları, kanser, bağışıklık hastalıklarına karşı koruyucu görevdedir. Ayrıca D vitamininin güneş aracılığı ile sadece yaz aylarında elde edilebiliyor olması bilgisi tamamen yanlıştır. Kış mevsimi de, güneşin D vitamini mücizesinden yararlanabileceğimiz bir mevsimdir. Okumaya devam et “D Vitamini İhtiyacı”
Yoğurt Diyabet Riskini Azaltıyor
Yapılan çalışmalarda yoğurt tüketiminin, tüketilmemesine kıyasla Tip 2 Diyabet riskini %28 oranında azaltabildiği gözlemleniyor. Günümüzde şeker ve şekerli içecekler dahil bazı gıdaları tüketmenin sağlığımızı tehdit etmesine dikkat çekiliyor.
Günde 20 Dakika Yürüyün
Yapılan yeni çalışmalara göre, günde 20 dakika yürüyüşün ömrü uzatarak vücudu büyük sakatlıklardan koruyabildiği düşünülüyor. Araştırmalar Yale Tıp Okulu ve yedi farklı kurumun katılımı ile ortak yürütülüyor. İlerleyen yaşlarda hareketliliğin, sağlıklı bir vücut ve zihnin korunmasında önemli bir faktör olduğu sonucuna varılıyor. Okumaya devam et “Günde 20 Dakika Yürüyün”