Etiket arşivi: psikolojisi

Ergenlik Psikolojisi ve Sınav Kaygısı

Ergenlik dönemindeki hızlı fiziksel değişimler ve cinsel gelişim psikolojik değişikliklere sebep oluyor. Özellikle beden imajı, özsaygı, ebeveyn ile iletişim, karşı cins ve çevreyle kurulan ilişkiler ergenin ruhsal yapısı üzerinde etkili oluyor. Ergenlik dönemindeki bu hızlı değişimi içinde ergen bir kimlik krizi yaşayabiliyor. Erikson’a göre ergenin kimlik bunalımı kim olduğu ile ilgili olarak yaşadığı sorgulamanın bir sonucu ve gelişimin doğal bir parçası.

Ergenlik dönemindeki kimlik arayışı, çevredeki kişilerle iletişim kurma ve kendilerine uygun bir rol arayışı içinde denemeler yapma süreçlerini içeriyor. Ergen çevresinde daima ‘onun gibi olmak’ kişilerle özdeşleşme yaparak kişiliğini oluşturma çabası içinde oluyor. Kişiliğinin olgunlaşmasında rolü olan;-özdeşleşme –özerkleşme –sorumluluk kavramlarına yanıt bulmaya çalışıyor. Sonuçta özdeşleşme ile kişilik oluşturulurken, özerklik ve sorumluluk kavramları birleşiyor.

Sınav kaygısı; sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili olarak kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanıyor.İki ayrı boyutta ele alınabiliyor:

  • Endişe: Endişe performansa yönelik zihinsel bir süreç. Sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerden oluşuyor.
  • Yoğun duygulanım: Kaygının yarattığı fizyolojik uyarım sonucu bedenden gelen ve olağan işleyişinin bozulduğu mesajı veren sinyalleri içeriyor.

Sınav kaygısı yüksek olan öğrencilerin sınav gününden önce ve sınav günü yaşadığı belirtiler:

  • Uykusuzluk
  • Gerginlik, sinirlilik
  • Çarpıntı
  • Baş ve karın ağrısı
  • Solunumda güçlük
  • İştahsızlık, mide bulantısı

Sınav başladıktan sonra, dikkati toplamakta ve soruları anlamakta güçlük, bilinen bir soruda hata yapması korkusuna bağlı heyecan, öfke- düşünememe, sürenin yetmeyeceği gibi fizyolojik belirtiler ortaya çıkabiliyor. Araştırmacılar, endişe faktörü etkisinin yoğun fiziksel uyarıma oranla daha fazla olduğunu gözlemliyor. Sınav kaygısı yüksek olan kişilerin yaşadığı endişe, dikkatin bölünmesine sebep oluyor. Öğrenci, sınav soruları ve kendi performansına ilişkin yorumları arasında bölünebiliyor.

 

Kaynaklar:

researchcooperative.org (http://researchcooperative.org/profiles/blogs/adolescence-and-adolescent )

http://www.ncbi.nlm.nih.gov (http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22774427 )

 

Kurban Bayramı ve Çocuk Psikolojisi

Kurban Bayramı, çocuklar için ölüm kavramının en çok tekrarlandığı zaman olmasına karşın çocukların bu dönemde yaşadıkları pek önemsenmeyebiliyor.

Araştırmalar, çocukların ölümü yetişkinlere benzer bir şekilde kavrayabilmesinin mümkün olmadığına işaret ediyor. Bu konudaki deneyimlerin çocuklar için zor baş edilen deneyimler olduğu vurgulanıyor.

Çocukların küçük yaşta, ölüme, can çekişmeye ve kana şahit olmaları, önemli düzeyde tedirgin ve rahatsız olmalarına yol açabiliyor. Yapılan çalışmalarda yıllardır birçok çocuğun kurban olarak eve getirilen hayvan ile duygusal bir bağ kurduğu gözlemleniyor. Hayvanın kurban olarak kesileceği çocuğa söylenmiyor ya da çarpıtılarak aktarılabiliyor. Bu da birçok çocuğun etten uzaklaşması ve hatta hiç et yememesine sebep olabiliyor. Kurbanın eve getirilmediği, kurbanlık hayvan alınmayan evlerde ise televizyon aracılığı ile bu durumdan rahatsız olabiliyorlar.

Araştırmacılar, çocukların kurban bayramında psikolojik olarak olumsuz etkilenmemesi için şu önerilerde bulunuyor:

  • Kurban edilen hayvanların ölüm nedenleri ile ilgili açıklama yapılırken yanlış, yetersiz ve bazen endişe yaratabilecek bilgiler verilmemesi.
  • Özellikle okul öncesi (6 yaş öncesi) çocukların kurban kesimini görmemesi. (10 yaş öncesinde ölüme ilişkin kavrayışları yetersiz olabiliyor.
  • Dini görev olarak kurban kesilmesi kavramı özellikle 11 yaştan sonra daha iyi anlaşılabiliyor.)
  • Çocuklar hangi yaşta olursa olsunlar, kurban kesimini izlemeye zorlanmaması.
  • Çocukların yanında kurban kesiminin konuşulması ve ayrıntılı olarak anlatılmasından kaçınılması.
  • Kurbanlık hayvanın evde beslenmemesi ya da kesileceği çocuğa dürüstçe anlatılması. Bu aşamada çocuğun yaşına göre açıklama yapılması ve kullanılan kelimelerin özenle seçilmesi.
  • İstemiyorlarsa kurban eti yemeye zorlanmaması.
  • Anne ve babaların çocuklarını kurban kesimine ilişkin televizyon görüntülerinden uzak tutması.
  • Çocukların davranışlarında önemli değişiklikler (uyuyamama, yemek yememe gibi) gözlenirse bir uzmana danışılması.

 

Kaynaklar:

arşiv.indigodergisi.com (http://arsiv.indigodergisi.com/arsiv/kurban_ve_cocuk_04.htm)