Yaşın ilerlemesiyle, tüm vücudumuzda olduğu gibi damarlarımız da zamanla olumsuz yönde değişim gösterebilir. Bu değişim, zamanın etkisiyle damarların elastikiyetini kaybederek gerilmeye ve sertleşmeye başlaması olarak tanımlanabilir. Bu değişime bağlı olarak, damalarımızda tek yönlü akıma izin veren ve kanın hılza yukarıya pompalanmasını sağlayan damar kapakçıklarımızın, düzgün çalışmaması varis görünümünün ortaya çıkmasına olanak sağlayabilir. Ayrıntılı olarak söyleyecek olursak; toplardamarların temel görevi, kanın, oksijenle buluşarak dolaşıma yeniden katılması için kalbe taşınmasını sağlamaktır. Bacaklardan geçen kan, toplardamar kapaçıkları yardımıyla kalbe doğru itilir. Bu kapakçıkların zamana bağlı olarak görevini yapamaması sonucunda, kanın kalbe taşınamayan kısmı damarlarda birikme yaparak varis görüntüsü oluşturur. Varis, bacaklarda şişlik, ağrı, yorgunluk ve kramplara neden olurken aynı zamanda ciltte dolaşım bozukluğuna da neden olduğu için egzema, yara ve iltihaplanma gibi sorunlara da yol açabilir.

Latincede kıvrımlı anlamına gelen varis, toplardamar genişlemesi olarak da adlandırılabilir. Varis probleminin görülme sıklığı kadınlarda daha yoğun yaşanır. Bu durum kadınların fizyolojik yapılarına bağlı olarak damar duvarlarının daha hassas olması olarak yorumlanabilir. Varisler ilk olarak ortaya çıktıkları zaman, sadece görüntü olarak rahatsız edici olarak görülür ve alınan ilk önlem; varislerin görünmemesini sağlayan kıyafetler tercih edilmesidir. Halbuki varis problemi üzerine gidilmediğinde kalıcı acı ve ağrıya davetiye çıkarabilir. Varis problemlerindeki ağrı, fazla oturma veya ayakta kalmaya bağlı olarak artış gösterebilir. Varis başladığında kendiliğinden yavaşlaması veya kaybolması söz konusu değildir. Uzun süre ayakta kalmak, fazla hamilelik, hareketsizlik, aşırı kilo gibi nedenlerden dolayı oluşan varisler, zamanın da etkileriyle basit varis probleminden damar yetmezliğine kadar gidebilir. Ayrıca belirtmek gerekir ki birçok hastalık gibi varis problemi de genetik miras olarak değerlendirilebilir.

Korunmak için;

Egzersiz yapmak bilinenin aksine varis oluşumuna yol açmaz, tam tersi eksikliğinde varis oluşum riski artar. Yürüyüş yapmak, koşu, bisiklet, tenis, kayak gibi alt bacak kaslarını çalıştıran sporlar yapmak varis oluşumunun durdurulmasında en etkili yollardan biridir. Varis sadece dış görünümünüzü etkileyen bir problem değil aynı zamanda tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Hayatınızdaki risk faktörlerini gözden geçirerek;

• İş yerinde fazla oturur durumda veya ayakta kalmamaya özen gösterin,

• Alt bacak kaslarınızı çalıştırabileceğiniz sporları yapmaya özen gösterin,

• Aşırı sigara ve alkol tüketiminden uzak durun,

• Yakın olan mesafelere yürüyerek gitmeyi tercih edin,

• Herhangi bir karaciğer hastalığınız olup olmadığını kontrol ettirin,

• Eğer varis konusunda risk grubunda olduğunuzu düşünüyorsanız, aşırı güneşlenme, kum banyosu, sıcak çamur banyosu gibi aktivitelerden uzak durun,

• Her fırsatta bacaklarınızı kalp seviyesinin üstünde olacak şekilde dinlendirin,

• Günün ardından bacaklarınızı havaya kaldırarak, bir yere dayalı şekilde 10-15 dakika dinlendirin.

 

Kaynaklar:

Sizin İçin Kısa Notlar
Doç. Dr. Mehmet UNGAN
ODTÜ Sağlık ve Rehberlik Merkezi Aile Hekimliği

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir